ARHAVİ'NİN GERÇEK TARİHİ » www.lazca.org Laz dili ve Kültürü sitesi




» » ARHAVİ'NİN GERÇEK TARİHİ


ARHAVİ'NİN GERÇEK TARİHİ

ARHAVİ'NİN GERÇEK TARİHİ


Arkabi,bölgenin yerlileri olan Lazların çok eski tarihlerden itibaren yerleşim alanıdır.Yerleşimin adı kimi zaman kentin ortasından geçen derenin adı olan "Kapisre" ile de anılmaktadır. Arkabi,kuruluşu M.Ö. 11-12 yüzyıllara dayanan,Lazların antik dönemdeki devletleri olan Kolhida devletine bağlıydı.

Doğu Karadeniz’de Kolha(Kolhida) isimli bir ülkenin varlığından söz eden en eski yazılı belge,M.Ö.764 yılında Urartu kralı olan, II.Sarduri’nin dönemine ait bir kitabedir.

 Bu kitabede, kral II.Sarduri'nin seferleri anlatılırken, kuzeydeki “Kulha” isimli bir ülkeden ve “Kulha” halkından da bahsedilir. Urartu dili ve tarihi uzmanları, bahsi geçen bu ülkenin, antik batı kaynaklarında da ismi benzer şekilde geçen, Doğu Karadeniz’deki “Kolha ülkesi” olduğu konusunda hem fikirdirler.


Aynı yüzyılda yaşamış olduğu varsayılan Yunan ozanı Eumelos’un, günümüze ulaşan dizelerinde de “Kolhis” ülkesinden bahsediliyor olması, eski Yunanların da Kolha ülkesinin varlığından haberdar olduklarına işaret etmektedir.
Pers imparatoru II.Kuruş'un M.Ö.546 yılında gerçekleştirdiği Lidya seferinden bahseden ve o dönemlerde yaşayan kralların sahip oldukları zenginliklere değinen Plinius, bu zengin krallar arasında Kolha ülkesinin Saulak isimli kralına da yer vermiştir.
M.Ö.500 ’lü yılların sonuna doğru yazıldığı tahmin edilen, Hekataeus’un Periegeseis isimli coğrafya eserinde de, Kolha ülkesinden ve Kolhalılardan bahsedildiği bilinmektedir.


M.Ö.481 yılında Yunanistan seferine çıkan Pers kralı Hşayarşa’nın müttefiklerini sıralayan Herodot, bu sefere katılan bir Kolha birliğinden de söz eder.
M.Ö.335 yılına doğru, PseudoSkylax tarafından hazırlanan bir coğrafya kitabında da, Kolha ülkesi ile ilgili bilgiler yer almaktadır. Bu yıllarda Kolha ülkesi ile ilgili ilginç bir kayıt da, Büyük İskender’in Doğu seferine katılarak, Anadolu ve Ortadoğu’yu dolaşan Aristoteles’e aittir.
Doğu Karadeniz ile ilgili gözlemleri dolaylı olarak günümüze ulaşmış olanlardan birisi de, M.Ö.283 yılında Mısır kralı olan Philadelphus’unTimosthenes  isimli donanma komutanıdır. Plinius’un, Timosthenes’i referans olarak göstererek aktardığı bir rivayete göre; Kolha ülkesindeki sahil kenti Dioskuria, o zamanlarda, farklı diller konuşan 300 ayrı kabilenin uğrak yeriydi.


Yine aynı dönemden, M.Ö.144 yılına kadar olan gelişmeleri yazan, Yunan tarihçisi Polybius, eserinin bir bölümünde, Yunanistan ile Karadeniz ülkeleri arasındaki ticari ilişkilere dair bilgiler vermektedir. Bahsedilen bu ticari ürünler, diğer antik çağ kaynaklarında da, Doğu Karadeniz sahillerinin önemli ihraç ürünleri olarak geçmektedir ve söz konusu ticaretin ağırlıklı olarak gerçekleştirildiği yer de, muhtemelen Kolha ülkesidir.

Pomponius Mela tarafından M.S.44 yılına doğru yayınlanan “De Chorographia”isimli eserde, sırasıyla; Trabzon’un batısında Buzeri ve Behiri kabileleri, daha doğuda,Phasis nehrinin denize döküldüğü yerde de, Phrixos’un tapınağının ve Altın Postun saklandığı ormanların bulunduğu Kolhilerin ülkesinin olduğu belirtilir.
Sonraki çağlarda yaşamış olan Bizanslı Suidas, kayıtlarında, M.S.117 yılında Roma imparatoru olan Hadrianus, Lazlardan bahseder.

Roma imparatorluğunun Kapadokya valisi olan Arrianus, M.S.130’lu yılların başında gerçekleştirdiği Karadeniz seyahati ile ilgili olarak, İmparator Hadrianus’a hitaben bir rapor yazmıştır.Bu raporunda Lazlardan ve yaşadıkları coğrafyadan bahseder.
Batlamyus,150 yıllarında yazdığı eserde  antik çağlardan beri batılı kaynaklarda “Kolhis” olarak isimlendirilen Doğu Karadeniz sahillerini üç ayrı bölüm olarak ele alır.
Pacatus tarafından yazılan ve M.S.389 yılına tarihlenen bir eserde,Kolha ülkesinin, Roma impraratorluğundan ayrı bağımsız bir ülke olduğu vurgulanmaktadır.
Tarihçi Menander,420 yılında yazdığı tarihi yazıda lazlarda ve lazika devletinden bahsetmiştir.

 M.S.456 yılına doğru, Bizanslıların Lazlara karşı ikinci bir saldırının hazırlıkları içerisinde olduklarını bildiren Priskus’a göre, o sıralarda, düzenlenecek olan bu seferle ilgili planlar müzakere edilmektedir. İlk saldırının zamanı ve sonuçları ile ilgili kayıtlar günümüze ulaşmamıştır. Ancak, Bizanslıların bu sefer sırasında izlenecek rota konusundaki tereddütleri; bir önceki seferde önemli sorunlarla karşılaşıldığı izlenimini vermektedir.


Doğu Karadeniz’in bu yıllarına ilişkin olarak, Antakyalı Joannes tarafından günümüze ulaştırılan, bir başka ayrıntı da, M.S.470’li yıllara aittir. Bu bilgiye göre, Trabzon civarındaki Tzaniler,Romalılara büyük zararlar vermişler ve İmparator Leo da bunun üzerine bölgeye bir destek kuvvet göndermiştir.

M.S.519'da Cassiodorus tarafından yazıldığı ve sonraki yıllarda Jordanes tarafından yayınlandığı bilinen “Goth Tarihi” adlı eserde, Kafkas dağlarının doruklarında yer alan ve “Kaspian kapıları” olarak adlandırılan geçitlerin, Lazların kontrolü altında olduğu bildirilmektedir.
M.S.522 yılında Lazika kralı Zamnaz’ın ölümü üzerine, Laz geleneklerine göre yerine büyük oğlu I.Tzat' kral olmuş, ancak İranlılar onun krallığını tanımamışlardı. Bizans tarihçisi Malalas bu olayla ilgili gelişmeleri, Bizans resmi bakış açısıyla aktarmaktadır;
Prokopius, M.S.550’lerin ilk yıllarına ait gelişmeleri aktardığı, sekizinci kitabının büyük kısmını da, Doğu Karadeniz’e ve Lazika savaşlarına ayırmıştır. Bu kitabının ilk bölümlerinden biri, muhtemelen, gemi ile Lazika’ya doğru giderken, sahil boyunca tuttuğu notlara dayanmaktadır.
Agathias, Bizans sarayının resmi tarihçisi 555 yıllarında yazdığı tarihi eserde  Lazlardan ve Lazların tarihi devleti Lazika hakkında bilgi vermeye devam etmiştir.

Kolhida devletinden,daha sonra kurulan Lazıka devletlerinden ve Lazlardan, ilk çağ Roma İmparatorluğu,Pers İmparatorluğu,Bizans Devleti gibi ilkçağ tarih ve coğrafyacıları tarafından yazılmış çeşitli tarihi kaynaklarda bahsedilir.

Milattan sonra 1.yüzyıla kadar Kolhida devletinin sınırları içinde kalan şehir, bu devletin yıkılmasıyla, ardından kurulan ikinci tarihi Laz devleti olan Lazıka devletine bağlanmıştır.


M.S. 7. yüzyılda Lazika Krallığının yok olması ile kısa bir süre Abhazlara daha sonrada Gürcü egemenliğine girmiştir.

1204 yılında bu günkü Pazar’(At’ina)dan Batum’a kadar uzanan bir çeşit özerk bir yönetim kurulmuş(Laz Theması),Arkabi’de’de bu özerk yönetimin içinde yer almıştır.


İlçe,Yavuz Sultan Selim’in şehzadeliği zamanında Trabzon valiliği yaptığı dönemde,1508 yılında çıktığı Kutais seferinden sonra Osmanlı kuvvetleri ve Laz derebeyleri arasında yapılan savaş sonunda kesin olarak Osmanlı devletine bağlanmıştır.

Arkabi , kazası 1 Nisan 1566' da Batum(Gönye) merkezli Lazistan sancağına bağlıydı. 1877 yılına kadar,Batum( Gönye) Sancağına bağlı kaldı. 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbinden(93 harbi) sonra Batum(Gönye) bölgesinin Rusların eline geçmesi ile Lazistan Sancağının merkezi Trabzon'a taşındı ve Arhavi Rize'ye ilçe olarak bağlandı. Fındıklı ve Hopa ise Arhavi'ye bucak olarak bağlandı. 1900 yılında Hopa ilçe oldu ve Arhavi bucak olarak Hopa'ya bağlandı.


23 Şubat 1915'te Hopa’yı işgal eden Rus kuvvetleri Hopa–Arhavi arasındaki uzaklığı 20 günde geçebilmiş ve 15 Mart 1915'de Arhavi’nin doğu kısmını ele geçirmişlerdi. 5 şubat 1916'da Kapisre deresi Rus birliklerine geçilmiş ve Arhavi tamamen işgal edilmişti. Çarlık Rusya’nın yıkılması ve iç işlerinin karışıp bozulması Rusları geri çekilmek zorunda bırakmıştı.

Haziran 1933’te 2197 sayılı kanunun ikinci maddesine göre merkezi Rize olmak üzere Artvin ve Rize birleştirilerek Çoruh vilayeti teşkil edilmiştir. 4 Kasım 1936’da kabul edilen 2885 sayılı kanun ile merkezi Rize olan Çoruh vilayeti kaldırıldı ve Hopa merkezi Artvin olan Çoruh İline bağlandı. Böylece Arhavi'de Çoruh İli'ne bağlanmış oldu. Aynı yıl Arhavi Belediyesi kuruldu.


Bu tarihte Arhavi bucağı 30 köyden oluşmaktaydı. Arhavi 6324 sayılı kanunla 1 Haziran 1954 tarihinde tekrar ilçe olmuştur. Çoruh adı 15 Şubat 1956 tarih ve 6668 sayılı kanunla Artvin olarak değiştirildi. Bunun sonucu olarak Arhavi, Artvin ilinin ilçesi oldu.


 Ergün KONAKÇI

 Kaynaklar:

 Ahmet Mican Zehiroğlu (2000). Antik Çağlarda Doğu Karadeniz. İstanbul: Çivi Yazıları Yayınevi.

 Ali Taşpınar (2004). Rize Tarihi. Rize: Gençlik Kitabevi.

 Ali İhsan Aksamaz(2000,). Dil-Tarih-Kültür ve Gelenekleriyle Lazlar
 Foto:Ayhan ÖZTÜRK



Emojiye tıkla sayfaya duygunu bırak
0




Konuya yorum yazabilmek için üye olmalısınız. Üye Olmak İçin Tılka



Adınız:*
E-Mail:
Kodu girin: *
Okunamayan kodu yenilemek için resmin üstüne tıklayınız